top of page

12 ANGRY MEN FİLM İNCELEMESİ

12 ANGRY MEN FİLM İNCELEMESİ


12 Angry Men, yönetmen koltuğunda Sidney Lumet’nin oturduğu 1957 yılı yapımı bir dram filmidir. Film babasını öldürmekle suçlanan, gecekondu mahallesinde büyümüş bir çocuğun davasını sonuçlandırmaya çalışan 12 erkek jüri üyesinin tek bir odada geçen tartışmalarınıanlatır. İşin ucunda ise idam kararı vardır. Bütün filmin tek bir mekanda geçiyor oluşu izleyicinin konudan kopmadan izlemesini kolaylaştırmış, verilmek istenen mesajların sade ve açık bir biçimde verilmesini sağlamıştır. Sahneler ilerledikçe olayların yalnızca bir cinayet davasını çözmekten ibaret olmadığını, jürilik sistemine yönelik birtakım eleştirilerin varlığını ve insanların önyargıları, çıkar çatışmaları üzerinden nasıl yargılara vardıklarını fark etmeye başlıyoruz.


Jüriler çocuğun suçlu ya da suçsuz olduğuna karar vermek için önce kendi aralarında bir oylama yapmaya karar verirler ve ilk oylamada nerdeyse herkes “suçlu” der. Karşı çıkan tek bir jüri üyesi vardır. Jürilik sisteminin temel ilkelerinden biri makul şüphe ilkesidir. Filmde karşı oy kullanan jüri üyesi sanığın masum olduğunu iddia etmez, delillerin yetersizliğinden ötürü şüphe olduğunu savunur. Ancak diğer üyeler bu ilkeyi ciddiye almak yerine bir kesinlik arayışına girerler. Bunun üstüne karşı çıkan jüri, herkesten neden çocuğun kesin suçlu olduğuna inandıklarına dair açıklama yapmalarını ister. Gelen cevaplar oldukça ilginçtir.


Bazı jüri üyeleri hızlıca eve gitmek veya tartışmadan kaçınmak için çoğunluğa uymaktadır, somut delillerle veya çocuğun kaderiyle ilgilenmemektedirler. Bu durum kararın adil olmaktan çok sosyal uyum kaygısıyla şekillenebilmesine, insanların çoğunluk baskısına ne kadar açık olduğuna işaret etmektedir. Bazı jüriler ise kendi hayatlarındaki öfke ve hayal kırıklıklarını sanığa yansıtır. Aslında bu sistem insanlara bireylerin kişisel duygularından arındırılmış, objektif bir yargılama düzeni vadetmektedir. Oysa film bunun nerdeyse imkansızolduğunu gösterir, insanlar yalnızca delillerle değil kendi hikayeleriyle de oy verir. Bazı jüri üyeleri içinse sanığın yoksul bir mahalleden gelişi başlı başına bir suç göstergesidir. Delilleri dikkatli incelemek yerine kafalarında oluşturdukları stereotiplerle yargıda bulunmaya hazırlardır. Jürilik sistemi sıradan vatandaşların sağduyusuna dayansa da filmde bu sağduyunun sınıfsal, etnik ve kişisel önyargılarla da şekillenebileceği anlatılmak istenmiştir.


Yalnız filmin bütünüyle karamsar olmadığına da dikkat etmek gerekir. Tartışma ilerledikçe önyargılar çözülür, deliller yeniden değerlendirilir ve çoğunluk fikrini değiştirir. Bu yönüyle eserde sistemin kendi içinde bir düzeltme potansiyeli taşıdığı ima edilir.


12 Angry Men üzerinden bakıldığında jürilik sistemi demokratik görünümün ardında ciddi riskler barındırabilmektedir. Film, adaletin yalnızca yasal prosedürlerle değil bireylerin etik düşünme sorumluluğu ve eleştirel düşünme kapasitesiyle mümkün olduğunu savunur. Jürilik sistemine körü körüne güvenmek yerine onun insan doğasına ne kadar bağlı olduğunu bize hatırlatır.


Yazar: Deniz Altunay

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Türkiye’de Bireysel Silahlanma

Türkiye’de Bireysel Silahlanma Giriş: Türkiye’de Silah Tartışmalarının Değişen Fikir Yapısı Son yıllarda Türkiye’de bireysel silahlanma üzerine yürütülen tartışmalar giderek daha görünür hale geldi. T

 
 
 

Yorumlar


bottom of page