THEMİS ÖLDÜ, YAŞASIN YENİ KRALİÇE: YAPAY ZEKÂ!

İnsanlığın 4 milyon yıl içinde, milyarlarca tecrübe ve deneyimlerle elde etmiş olduğu bilgilerin büyük birçoğu günümüzde geliştirilen ve her geçen saniye ilerleyen bilim ve teknoloji sayesinde sadece birkaç milimden oluşan çiplere yerleştirilebiliyor. Bu sayede de aynı bilgilerden, analitik düşünebilen, karar verebilen, kararlarını bir insan atikliğinde uygulayabilen, araba kullanabilen hatta aşık dahi olabilen yapay zekalar üretilmeye başlandı.


Birkaç yüzyıl hatta belki de elli yıl kadar önce, yapay zekanın bu seviyelere kadar geleceğini bilim kurgu filmlerinde bile göremezken şu zamanda her anımızı adeta bir yapay zeka çağının içinde geçiriyoruz. Peki, bu “Yapay Zeka” insanlık için ne anlam ifade ediyor? Toplumlarımızın içinde bu kadar aktif rol oynarken bize getirdiği faydalarının yanında toplumsal hayatta yol açacağı sorunlar neler olabilir? Hukuk bu sorunlara nasıl çözüm getirebilir? En önemlisi Yapay Zeka nedir?


Nedir bu yapay zekâ?


Yapay zeka, sistemine yüklenen donanımlar sayesinde insanları taklit edebilen ve belli kabiliyetlere kavuşabilen, hızlı kararlar alıp bunları uygulayabilen bir yazılım programıdır. Zeka ise TDK’ye göre: “İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı” şeklinde tanımlanır. Bu iki kavrama bakıldığında yapay zekanın sözlük anlamında kastedilen zeka ile doğrudan ilişkili bir kavram olduğu ancak düşünme, karar alma ve uygulama açısından farklılıklarının olduğu anlaşılabilecektir. Yapay zeka, insanların sahip olduğu doğal zekanın aksine bütün işleyişini belli bilgisayar yazılımları sayesinde yapar ve adeta insan zekasını taklit eder.


Yapay zekâ hayatımızın içine nasıl girdi ve nasıl ilerledi?

Temelleri 1943 yılında atılan yapay zekanın “yapay zeka” olarak isimlendirilmesi, 1955 yılında “Logic Theorist” adlı yazılım programı ile oldu. Daha sonraki yıllarda HAL9000 robotunun icat edilmesi ve bu robotun duygulara sahip olması ile yapay zeka konusu ilgileri üzerine çekmeyi başardı. Uzunca bir süre sonra, bir yapay zeka uygulaması olan DEEP BLUE programının, saniyede 200 milyon hesaplama yaparak dünya satranç birincisini yenmesi üzerine yapay zekanın bir insandan farksız ve hatta analitik düşünme kabiliyetine sahip olabileceğini ve bunun gibi birçok alanda insandan daha başarılı olduğunu görmüş olduk.


Günümüze baktığımızda, artık yapay zeka teknolojisini hayatımızın neredeyse her alanında rahatlıkla görmekteyiz. Örneğin, modern tıbba bakıldığında Parkinson hastalığının yan etkilerinin büyük çoğunluğunun beyne yerleştirilen ve hatta uzaktan koordine edilebilen bir çip ile kontrol edilebildiğini, insanlığın geldiği bu noktada organlarımız yerine geçebilen yapay zekalar üretebildiğini biliyoruz. Birçok alanda kullanılan yapay zekaya, otomotiv sektöründen de onlarca örnek sıralayabiliriz. Bilindiği üzere ortaya konulan yeni çalışmalarla otomobiller sürücüsüz seyir yapabilmektedirler. Peki günlük hayatımızın neredeyse her anında karşımıza çıkan, işlerimizi büyük oranda kolaylaştıran yapay zekayı “Hukuk” alanında nerelerde kullanıyoruz?



Hukuk Alanında Yapay Zekânın Kullanımı


Hukuk alanında, yapay zekânın kullanımı ülkemizde ve dünyada diğer alanlara nazaran daha yeni gelişim göstermektedir. Bu gelişmelerin asıl amacı, davalarda daha hızlı ve güvenilir karar alınmasını sağlamak, yargının işleyişini hızlandırmak, yargı organı çalışanlarının dosya tasnifi, dilekçe veya rapor özetleme gibi işlemlerinin kısa sürede yapılmasını sağlayarak iş yükünü azaltmaktır.


Dünyadaki çalışmalara bakacak olursak Çin’in yaptığı uygulamalardan bahsetmek yerinde olur. Çin, büyük cadde, sokaklarına yerleştirdiği yapay zekaya sahip kameralarıyla insan yüzünü, davranışlarını analiz ederek kişilerin suçu işleme potansiyelini, bu suçu işleyip işlemeyeceklerini tespit edebiliyor ve kişi bu suça kalkışmadan önlemini alabilmiş oluyor.

Bunun yanında, yargının işleyişinde de birçok ülke yapay zeka teknolojisinden yararlanılmaktadır. Burada önemli faktör, olabilecek bütün dava kararlarını tüm şeffaflığıyla yapay zeka programıyla paylaşmaktır. Çin de buna benzer olarak 2,6 milyon dava dosyasını internette paylaşarak yapay zekâ teknolojisini yargılama sürecinde kullanmaya başlamıştır.


Ayrıca, Amerikalı bir grup gencin geliştirdiği yapay zekâ programı sayesinde gerçekleştirilen davaların %90 oranında doğru karar verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka güncel çalışma da 2014 yılında LawGexx adlı şirketten verilebilir. Bu şirket, yirmi BM üyesi avukat ile kendi yapay zeka sistemlerini karşılaştırmış ve ortaya çıkan sonuçlarda yasal risk tespiti görevinde insanlar için en yüksek başarı %94, en düşük başarı %64 ve ortalama başarı %85 iken, yapay zekânın ortalamasının %94 başarıya sahip olduğu gözlemlenmiştir. Üstelik sonuca ulaşmak için harcanan süre, insanlarda ortalama 92 dakika iken yapay zekâda sadece 26 saniyedir!


Türk Hukuk Sisteminde Yapay Zekâ


Türk hukuk sisteminde yapay zekânın kullanımı bazı ülkelere göre sınırlı olsa da bu konuda geliştirildiğimiz çalışmalarımız vardır. Adalet bakanlığının geliştirdiği UYAP’tan(Ulusal Yargı Bilişim Sistemi) bahsetmek yerinde olur. Bu sistem Adalet Bakanlığı’na bağlı çalışan kurumların iş yükünü büyük oranda azaltan, kurumu sanal ortama taşıyan bir sistemdir. Bu sayede avukatlar, istedikleri yerden dosyaları ile ilgili işleri kısa yoldan ve güvenli bir şekilde halledebilmektedir. Ülkemizde geliştirilen ve kullanılmaya başlanılan bir diğer yapay zekâ uygulaması ise “Adalet Hanım”dır. Bu uygulama hukuki analiz, sanal ofis yönetimi, hukuki metin düzenleme gibi işleri yapabilmektedir. Türkiye Barolar Birliği de yapay zekâyla ilgili belli çalıştaylar düzenleyerek “Yapay Zekâ Çağında Hukuk Raporunu” yayınlamıştır. Ülkemiz yapay zeka teknolojisini birçok alanda olduğu gibi hukuk alanına da entegre edebilmek için çalışmalarına devam etmektedir.



Yapay Zeka Cinayetleri

1981 yılında fabrikada çalışan bir işçi, beraber çalıştığı, yapay zeka robot tarafından, robotun onu bir tehdit olarak algılaması sonucu öldürüldü. Bu olay, tarihe ilk yapay zekâ cinayeti olarak geçti. Amerika’da yapay zekâ sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen bir ameliyatın yapay zekânın hatası nedeniyle ölümle sonuçlanması, yapay zekayla seyreden sürücüsüz bir taksinin bir yayaya çarpması ve onu öldürmesi gibi daha birçok olay gerçekleşmiştir.


Otomatik defibrilatör denilen, kalbi sürekli izleyen makineler kalple ilgili bir sorun oluştuğunda elektroşokla kalbi normal seyrine geri getirir. Makinenin yanlış karar vermesi durumunda ise hasta çok yüksek ihtimalle ölür. Bu gibi sorunlar akıllara şu soruyu getiriyor. Peki yapay zeka yüzünden geri dönülmesi imkansız sonuçlardan hatta bazı durumlarda işlenen cinayetlerden kim sorumlu tutulacak? Hukuka aykırı bir suç işlendiğinde sorumluluk kimde olacak? Üretici mi, tüketici mi, yapay zekâ mı yargılanacak?


Yapay zekânın hukuki sorumluluğu nedir?