“PSİKOPAT” GENİ



Yazımda değindiğim konuyu ele alırken değerli yorumları ve birikimleriyle yoluma ışık tutan Prof. Dr. Veli Özer ÖZBEK Hocam ve Uzm. Dr. Genco USTA Hocam’a teşekkürlerimi bir borç bilir, saygılarımı sunarım.


 

MAO-A Geni Nedir?


Gerçek adı Monoamin Oksidaz A olan ve keşfedildiğinden bu yana özellikle medyada çeşitli takma isimlerle anılan MAO-A geni, ismini üzerinde kodlu bulunan “monoamin oksidaz A” enziminden alır.


Monoamin oksidaz A, beyindeki noradrenalin, adrenalin, dopamin ve serotonin gibi önemli nörotransmitterleri parçalayan bir enzimdir. MAO inhibitörleri, travma sonrası stres sendromu olan hastalara ve panik atağı olan hastalara fayda sağlar, bu da bu bileşiklerin stres ve korku üzerinde doğrudan etkilere sahip olduğunu gösterir. MAO inhibitörlerinin stresi klinik olarak tedavi edebildiği gözlemlenmiş, dolayısıyla da MAO ile stres arasında doğrudan bir bağlantı olduğu yakın zamanda yapılan çalışmalarda ortaya çıkmıştır.


*Nörotransmitter: Nöronlar arası veya bir nöron(sinir hücresi) ile başka bir hücre arasında iletişimi sağlayan yani sinir sistemi sinyallerinin iletimindeki yardımcı araçlar, hormonlardır. Her nörotransmitter bir hormondur ancak her hormon bir nörotransmitter değildir.





Monoamin Oksidaz-A Enziminin Vücutta Fazlalığı veya Azlığı Nelere Yol Açar?



Söz konusu enzimin vücutta normal düzeyden fazla bulunduğu kişilerde Majör Depresif Bozukluk, Uyku Bozuklukları gibi psikiyatrik problemlerin olma olasılığının daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, nörotransmitterlerin vücuttaki dopamin ve serotonin seviyesini dengeleyerek depresyonu önlemesiyle açıklanabilir.

Monoamin Oksidaz A enziminin önemli nörotransmitterleri parçalamak gibi bir görevinin olduğuna yukarıda değinmiştik. Nörotransmitterlerin kendi haline bırakılması durumu yani enzimin normal seviyesinden düşük olması, kişide psikiyatri literatüründeki adıyla “Bruner Sendromu”na sebep olur. Bu sendromun kişide, zekâ geriliği öncülüğünde gelişen, muhakeme yeteneğinin yokluğuna ve kişinin olaylara normalden farklı tepkiler vermesine yol açan saldırgan davranışların artmasına yol açtığı gözlemlenmiştir. Yapılan araştırmalarda, Bruner Sendromu etkisindeki insanların mağdurlar üzerinde harekete geçmeleri için tetikleyici olan şeyin toplum tarafından dışlanmaları olduğu gözlemlenmiştir. Buna göre, bu insanların intikam duyguları normale oranla daha şiddetli olacağından, muhakeme yeteneklerini de bir yerden sonra kaybedebilecekleri düşünülebilir. Gözlenen anormal saldırganlıklardan biri, MAO A'yı kodlayan gendeki bir noktanın silinmesine bağlı, tam bir MAOA eksikliğidir ve Hollandalı bir ailenin erkeklerinde gözlemlenen bu anormal saldırganlık, yapılan araştırmalarla tutarlıdır.



MAO-A Genindeki Bir Mutasyon Kişide Nasıl Meydana Gelebilir?


Yapılan araştırmalara göre MAO-A geninde kodlu bulunan enzimin, kadınlardan ziyade erkeklerde daha fazla etkili olduğu bilinmektedir. Ancak ironik şekilde, söz konusu genin X kromozomu üzerinde çekinik olarak taşındığı da bir gerçektir. Bu durum şu şekilde açıklanabilir: Şiddete meyilli insanların, sahip oldukları X kromozomunda meydana gelen bir mutasyon sebebiyle, MAO-A geni hasar görmüştür. Söz konusu gen, X kromozomu üzerinde taşındığı için ve erkekler sadece bir X kromozomuna sahip oldukları için iki X kromozomuna sahip olan kadınlara oranla daha fazla etkileniyorlar. Çünkü kadınlarda mevcut normal olan X kromozomu sayesinde bu durum dengelenebiliyor. Buna göre, bu genin kişide var olabilmesi için annenin taşıyıcı olmasının şart olduğu söylenebilir.




MAO-A Geni’nin Hukuki Açıdan Bir Değeri Var Mıdır?


Günümüzde genetik çalışmaların birçoğu akıl hastalıklarının tamamına yakınının genetik faktörlerden kaynaklı oluştuğunu göstermiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde psikiyatrik açıdan bir anormalitesi olmayan insanlara oranla, hasta insanların şiddet eğilimleri 2-3 kat daha fazladır. Buna dayanarak, sadece Türk Yargı Sistemi içerisinde değil, dünyadaki tüm yargı süreçlerinde müdafiler tarafından; kişilerin suçun işlendiği anda MAOA geni etkisinde bulundukları, dolayısıyla da o an cezai ehliyetlerinden geçici olarak yoksun oldukları savunmasında bulunulmuştur. Hatta bu sayı ABD mahkemelerinde 1994-2011 yılları arasında verilen savunmalarda 80’e ulaşmıştır.


Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2014/35164 esas no’lu ve 2.10.2014 tarihli verdiği benzer bir konuya ilişkin kararında, “kleptoman(çalma hastalığına sahip kişi) olduğunu soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri süren sanığın ve müdafiinin iddiaları çerçevesinde sanık hakkında suçu işlediği sırada akıl hastalığı kapsamında ceza sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıracak nitelikte bir hastalığı bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.” hükmüne varmıştır.

Psikopatların, normal insanlardan farklı olan beyin bölgelerini gösteren bir beyin taraması sonucu.
Psikopatların, normal insanlardan farklı olan beyin bölgeleri.

Kriminoloji ve hukuk alanlarında nöroloji ve davranış biliminden nasıl yararlanılabileceği ile ilgili en önemli çalışmaları yürütenlerden biri olan Sinirbilimi Uzmanı Kent Kiehl, yaptığı çeşitli deneyler neticesinde "psikopatların daha farklı beyinlere sahip olduğu ve bu farklılığın en az %50 oranında geneti