PEDOFİLİ VE ÇOCUK İSTİSMARINI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI: ÇOCUK EVLİLİKLERİ

Çocuk evlilikleri, özellikle ve çoğunlukla kız çocukların bu konuda zorlamaya maruz kaldığı, dünyanın her yerinde karşılaşılan önemli ve ciddi sorunlardan biridir. UNICEF’in yaptığı tanıma göre çocuk evliliği, 18 yaşın altındaki bir çocuğun başka bir çocukla ya da herhangi bir yetişkinle yaptığı resmi veya resmi olmayan evliliklere denir.


 

Peki Çocuk Kavramı Ne Anlama Gelir, Kimlere Çocuk Deriz?

Genel ve halk arasındaki anlamıyla çocuk: “Anne karnında ya da bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.” olarak tanımlanır. Hukuken ise “ergin olmayan”, “küçük” yani Türk Ceza Kanunundaki tanımıyla “18 yaşını doldurmamış kişi” çocuk sayılır. Bu durumda 18 yaşını doldurmamış herkes, hukuken erginlik kazanmış olsa bile çocuk sayılacaktır.



Ergin, Yetişkin Ne Demektir?

Yukarıda yapılan çıkarımlardan da anlaşılacağı üzere, yetişkin kişi 18 yaşını doldurmuş kişidir. Erginlik ise yine 18 yaşına girmekle tanımlanabilir. Ancak hukuken erginlik, fiil ehliyeti konusuyla ilişkilendirildiği için kişi 18 yaşına girmekle kendiliğinden ergin olsa dahi 15 yaşını dolduran küçükler de belirli şartların oluşması durumunda kendi isteği veya yasal temsilcisinin izniyle mahkeme kararıyla ergin kılınabilir.


Fiil Ehliyeti

Fiil ehliyeti, hukuki işlemleri yapabilme ehliyetidir. Fiil ehliyetine sahip olan kişi haklara sahip olup borç altına girebilir. Bu ehliyete sahip olabilmek için kişinin ergin ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.


Ayırt etme gücü veya diğer adıyla temyiz kudreti ise medeni kanun madde 13’te tanımlanmıştır: “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” Dolayısıyla ilgili maddeye göre, ayırt etme gücü iyiyle kötüyü, olumluyla olumsuzu birbirinden ayırabilme yeteneğidir.


Bütün bu bilgiler ışığında, çocukların ayırt etme gücüne sahip olmamaları dolayısıyla belirli konularda ortaya çıkabilecek sonuçları öngöremeyecekleri söylenebilir. Yine de ayırt etme gücü çok geniş bir kavram olduğundan bu durum somut olaya göre değişiklik gösterecektir.


Hukuken Evlilik Nedir, Kimler Arasında Gerçekleşebilir?


Evlilik, kişilerin evlenme, hayatlarını birleştirme iradelerini sözlü olarak ifade ettikleri anda geçerlilik kazanan ve daha sonra imza ile resmileştirilen hukuki bir sözleşmedir. Türk Hukukuna göre, kural olarak evlenme, 17 yaşını doldurmuş, gerekli koşullara sahip kişiler arasında gerçekleşebilir.


Bazı olağanüstü durumlarda, mahkeme kararıyla ve yasal temsilci izniyle 16 yaşını doldurmuş bir kişinin evlenmesine izin verilebilmektedir.


Evlenme yaşı her ülkede aynı değildir, örneğin ülkemizde 18 olarak belirlenen bu yaş Çin’de erkekler için 22, kadınlar için 20, Suudi Arabistan’da ise limitsizdir.


Konudan Sapmışız Gibi Görünen Bütün Bu Bilgileri Neden Verdik?

Bütün bu bilgiler ışığında evliliğin hukuki geçerliliği olan bir sözleşme olduğundan, kişilerin de bu gibi hukuki işlemlere ehil olmak için fiil ehliyetine sahip olmaları gerekliliğinden bahsettik. Bu durumda çocuklar, ergin olmadıkları ve belli somut olaylarda ayırt etme gücüne sahip olmadıkları için evlenme ve devamında gerçekleşecek başka eylemlerin sonuçlarını kavrayamazlar.


Dolayısıyla, oyun oynamaları, okula gitmeleri, yaşıtlarıyla geçirmeleri gereken çağda evlilik gibi bilmedikleri ve muhtemelen onlar için korkutucu olacak bir zorlamaya sokulmaları, çocuklar için büyük travma yarattığı gibi aynı zamanda da suçtur.


Çocuk evliliklerinde gerçekleşen cinsel ilişkiler; cinsel saldırı, cinsel istismar ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarını da beraberinde getirir. Türk Ceza Kanununun 102, 103 ve 104. Maddeleri bu suçları düzenler.


Cinsel İstismar Suçu: Kural olarak 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı bedensel temasta bulunmak suretiyle cinsel amaçla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır (TCK md.103). 15-18 yaş grubunda olan çocuklara karşı hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen bir nedenle çocuğun bedeni üzerinde icra edilen fiiller de cinsel istismar suçu olarak nitelenir.


Cinsel Saldırı Suçu: Kural olarak yaşı büyük kimselere veya 15-18 yaş grubu mağdurlara yönelik (hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen başkaca bir neden olmaksızın) bedensel temasta bulunmak suretiyle cinsel amaçla işlenen fiilleri cezalandırmaktadır (TCK 102)


Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu: 15-18 yaş grubunda yer alan çocuklarla, çocuğun kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girilmesi halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu oluşur (TCK 104).

(Ayrıntılı Bilgi için Bkz. Av. Baran DOĞAN)