CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇU VE KAPSAMI

Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK m. 125’teki basit hakaret suçundan farklı bir bölümde “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organların Saygınlığına Karşı Suçlar” altında düzenlenmiştir (TCK m.299). Bu sebeple Cumhurbaşkanına hakaretin suç olmasının temelini cumhurbaşkanının kişiliği ve görevinden önce, “saygınlığının korunması” oluşturur. Bu bölümde söz edilen cumhurbaşkanı kavramı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ulusal ve uluslararası alandaki prestijinin korunmak istendiği savunulmaktadır. Bu noktada dikkate alınması gereken husus: söz konusu madde ile cumhurbaşkanının şahsının değil, devleti temsil eden cumhurbaşkanlığı makamının itibarının korunmasıdır. Aynı zamanda cumhurbaşkanının şahsına yönelik gerçekleştirilen hakaretlerden sorumluluk saklıdır (TCK m.125).



 


İfade Özgürlüğü ve Hakaret Kıyası

T.C. Anayasası’nın 26. maddesi uyarınca: “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.”

Aynı şekilde Türkiye’nin de taraf olduğu AİHS’nin 10. Maddesi’ne göre de belirtilen ifade özgürlüğüne göre de: “Herkes görüşlerini açıklama ve ifade özgürlüğüne sahiptir.”.

İfade özgürlüğü demokrasilerin en temel değerlerinden biri olmalıdır fakat burada belirtilen ifade özgürlüğü kapsamına olağan eleştirilerin ve kişilik hakkını ihlal etmeyen düşüncelerin girebileceğine olan kabul yadsınamazdır. Söz konusu düşünceler kişilik hakkının ihlali boyutundaysa bu maddeler kapsamında değerlendirilmeleri olanaksız olacaktır. Ayrıca bu düşüncelerin cumhurbaşkanının “şahıs şerefinin” ötesinde (TCK m.125), Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içte ve dışta saygınlığını zedeleyecek olması durumunda bu kapsamda değerlendirilmeleri ve kovuşturma yapılmaması imkansızdır.

Yargıtay’a göre Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunu Oluşturan Unsurlar

Her şeyden önce cumhurbaşkanına hakaret suçunun kişinin cumhurbaşkanlığını temsil ettiği anda oluşması beklenir. Anayasaya göre cumhurbaşkanı, sıfatını, seçildiği anda değil andiçmesiyle kazanır. Bundan dolayı cumhurbaşkanının andiçmesine kadar geçen sürede yapılan hakaretler “cumhurbaşkanına hakaret suçu” olarak değerlendirilmemiştir.

Suçun unsurlarından maddi unsurun gerçekleşmesi de bir o kadar önemlidir. Buradaki maddi unsur somut olarak doğrudan cumhurbaşkanına karşı onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek sözler söylenmesidir. Doğrudan söylenmesi ile yoklukta söylenmesi arasında uygulamada bir fark gözetilmemiştir fakat müzik, kitap vb. kitle iletişim araçları veya sosyal medya ile aktarılması sonucunda, suçun nitelikli hali gereği, ceza altıda bir oranında artırılır (TCK m.299/2).

Manevi unsur ise suçun kasıtla yapılmış olmasını ifade eder. Mağdurun sıfatı bilinerek hareket edilmesi yani kişinin söz konusu suçu Cumhurbaşkanına karşı işlediğinin farkında olması gerekir. Amacının siyasi olması da bu noktada önemli değildir.


Cezası ve kapsamı

Cumhurbaşkanına hakaret suçunun cezası şu şekildedir (TCK m.299):

Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.299/1).

Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır (TCK m.299/2).

Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır (TCK m.299/3).

Basit hakaret suçu şikayete bağlı bir suçtur fakat cumhurbaşkanına hakaret suçu için şikayet şartı aranmamıştır.

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 1986 yılından 2017 yılına kadar yayınlanmış olan verilere göre TCK m. 299 uyarınca Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık sayıları ise şöyledir :

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde 71,

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde 82,

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde 233,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde ise hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık sayısı 9.614 (2014-2019 yılları arası)


 

ÖZ DEĞERLENDİRME

Hakaret kavramının her zaman cumhurbaşkanına hakaret kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. Bunun yanında toplumlarda siyasilere yönelik yapılan olağan eleştirilerin de kabul edilmesi gerektiğinin de altını çizmek gerekir. Buna göre siyasilere yapılan kişilik hakkının ihlali sonucunu doğurmayan eleştirilerden dolayı yargılanmaları kişilerin ifade özgürlüğü ve hukuk devleti inançlarına ket vurur, düşünmekten kaçan bir neslin ortaya çıkmasına sebep olabilir. Fakat ifade özgürlüğü adı altında devletlerin saygınlığını oluşturan “devletin egemenlik unsurlarına, yetkililerine ve devlet organlarına” yönelik gerçekleştirilen hakaret içeren ithamların da göz önünde tutulması gerekir.



Yazar: Ece AKYOL

 







KAYNAKÇA

  • https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hakaret-sucu.html

  • https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cumhurbaskanina-hakaret-sucu-cezasi-nedir.html

  • https://www.demokrathaber.org/turk-ceza-kanunu-madde-299-cumhurbaskanina-hakaret-sucu-makale,10672.html